27 Mart 2012 Salı

Sevmek Bir Çok Şeyi Göze Almaktır.

İnsan önce annesini sever, bebek anneye muhtaçtır, anne bebeğe. Yeni doğan dilsiz, savunmasız, bazı zamanlarda çaresizdir.
        Annesi onun dilsizliğini, savunmasızlığını, çaresizliğini sever ve ona ölesiye acır, korur ve sever. Onu kollarına almak, yanağına bir öpücük kondurmak hepsini olmasa da dertlerinin çoğunu unutturur. Bebeğin her geçen gün büyüdüğünü, daha çok uyarana cevap verdiğini, hele hele kendisini tanıdığını, sesini ayırt ettiğini fark etmek annenin mutluluğuna mutluluk katar.
        Bebek en çok sevgiyle büyür. Sevgi insanın sorunlarından çıkış kapısıdır. İnsan ömrü boyunca sevgiyi arar, daha çok sevilmek ve sevmek ister. Yalnızca canlıları değil, kendisine hizmet eden ve yakınlarda bir yerlerde olan her şeyi, gözlüğünü, saatini, kalemini, defterini, yastığını, diş fırçasını, aynasını sever.
        Bazı insanlar geceyi sever, gecenin bütün renkleri örtüşünde bir sır saklıdır. Her şey kendi dilince konuşurken gece sessizliğin sesi ile konuşur. Yalnızların diline en yakın dil gecenin kelimeleridir. Ben de bir gece Kuran açtım ve İslamla tanıştım. Yalnız ve gece bir araya gelince ne durgun denizlere benzer, ne coşkun ırmaklara, tarifsiz hecelere benzer.
İnsanları sevebilmek için de insan çilelerden geçer. İnsanları sevapları ve günahları ile sevmek, sevabın ve günahın ne olduğunu yaşamaktan, idrak etmekten geçer.
Gönül bilir neyin hata neyin doğru olduğunu, çünkü gönül nazargah–ı İlahi’dir. Yeterince arınmış bir gönül bu konuda çok az hata yapar. Gönlü arındıran Mevla’nın zikridir. Gönülü mutlak manada gönül yapansa aşk’tır.
        ”Aşk imiş her ne varsa alemde İlim bir kiyl–ü kal imiş“.
        Dünya aşkla döner, dönen her ne varsa aşktan alır ivmesini. İnsan dönerek tekamül eder. Geçtiği yerlerden kemali artmış olarak yeniden geçer. Ve kendi kendine der ki: ”Ben buradan daha önce geçmiştim.” Çınar yapraklarına bakar, dolunaya, nergislere, söğütlere… Söğütlerin dibinden sular akar. Maneviyatında çölleri aşar, Mecnun misali. Mecnun bir çok şeyi göze almıştır. İnsan sevmek için bir çok şeyi göze alır. Çünkü sevmek cesaret ister, sabır ister ve hatta ince bir zeka gerektirir.
        Seven zorlukları yaşarken, sevgisi artıyorsa hiçbir zahmet onu yıldırmaz. Sadakat budur.
        Insanı olgunlaştıran, kendini ve insanları tanımasını sağlayan güçtür sevgi. Sevgiden güç almak isteyen Allah’ın (cc) sevdiği her şeyi sever. Sevgi kapıları açar, köprüleri geçer, zorlukları aşar.
    
Alıntı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder