27 Temmuz 2012 Cuma

Yüreğimdeki Sevdan İle...

Sen yoktun Belki..
Ama Sözlerin Vardı...
Gözlerin vardı Gözlerimi Alamadığım...
Ellerin vardı Ellerine Dokunamadığım...
Ama Sen Hep Vardın......


Sen hiç gitmedinki gözlerimden 
Sen hiç gitmedinki hayalimden 
Ben Hiç Sensiz Olmadımki
Ben Hep Seninleydim
Sevdam İle....


Belki Bedenen Yanımda Değildin
Belki gözlerine bakamıyorum 
Ellerini Tutamıyordum
Ama Sen Hep vardın 
Gözlerime Çizdiğim
Yüreğimdeki 
Sevdan İle.....


OsmanliTugrasi
   Sevgilerimle

Özlüyorum Seni

Her ne kadar Çekip gitsende... Ben Hala Seninleyim Seni Yaşıyor Seni ÖZLÜYORUM ..Seninleyim...Ama Sensizim..Sensizliği içinde bir benim... (Osmanli Tugrasi)

Seni Sensizde Yaşayarak Sevdim Ben


Seni Sensizde Yaşayarak Sevdim Ben...

Seni Sen Olmadan Sen varmış gibide sevdim.....Sadece SEVDİM... 

Seninle olan anılarımızla birlikte yaşadım sen olmadan seninle geçirdim ben sen varmışçasına... 

Yine çay bahçesine gittim her zaman oturduğumuz yere oturup yine senin hayalinle bir sigara yaktım sensiz ama seninle bir çay içtim gözlerime çizdiğim hayalinle....

Hani seninle tanışmış olduğumuz o kafe varya hala duruyor masalar yine aynı Seninle Adımızın kazı masada duruyor ama bir tek eksik var oda SEN ve BEN......

Gezdiğimiz sokaklar caddeler bana hep seni anlatıyor sensizliğin ışığında sokak lambası aydınlatıyor artık sen yoksun ama anılarımız saklı gezdiğimiz caddeler ve sokaklarda...

İşte Ben Seni Unutamadım...Unutturmadı Hatırlarımız Seni Bana...

İstesemde Unutamadım...İşte Ben Seni Sensiz Yaşayarakta Sevmeye devam ediyorum sen olmadan gözlerime Çizdiğim HAYALİNLE....


OsmanliTugrasi
  Sevgilerimle

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Sen Yokkende Bizim Şarkımızı Dinledim

Senin Yokluğunda Ben Hep Bizim Şakımızı Dinledim...Ama Sen Yoktun...Ama Ben Seninle Sevdamız İle Dinledim Sen Yokken Dahi Gözlerimle Çizdiğim Hayaline Dinledim Ben Bizim Şarkımızı....

OsmanlıTugrası
   Sevgilerimle

Ben Hala Seninleyim

Çok zaman oldu 
Gidişinin Üzerinden 
ama Ben hala Seninleyim 
ben hala Senin Özlemindeyim 


Sensiz Günlerimde Bile 
Seni Yaşamaya çalışırım 
Anılarımızla...
Kimi zaman
Geçtiğimiz Bir sokakta
Kimi zamanda İçtiğimiz
Bir çay Bahçesinde.....


Özlemlerim Sevdana dairdir
Her ne kadar 
Çekip gitsende...
Ben Hala Seninleyim 
Seni Yaşıyor
Seni ÖZLÜYORUM 

OsmanliTugrasi 
  Sevgilerimle 

Unuttuğun Bir Şeyler Var...

Unuttuğun Bir Şeyler var Sende Bana Ait Olan...Bir Güven Birde Yalancı Bakışların...Alda Git Onları Gözümden....Değilse Herkesi Sen zannederim bir daha sevemem ben  (Osmanli Tugrasi)

Seninle Ama Sensiz...

Ne Seni Unutabildim 
Nede Sensiz Yapabildim 
Ben Seni Böyle Sevdim
Seninle ama sensiz...


Bir hayaldin benim için
İmkansız olan
Düşlerimde sevdim seni
Seninle ama sensiz...


Uzaklardan sevdim seni..
Dokunmadan 
Gül yüzüne bakamadan  Sevdim 
Seninle ama sensiz.... 

OsmanliTugrasi
   Sevgilerimle

Senden Kalan Bir Hatıra

Nasilki Sensizliği Ben Yaratmadiysam Yaşayacağin Bensizlikte Benim Eserim Olmayacak üzülme üzülürsen Yillarin Senden Alacaği Tek şey Gençliğin Olacaktir…Benim Giden Gençliğim Benim Giden Yıllarım Gibi... Senden Bana Bir Hatıra Şİmdi Yanlızlık ve Güvensizliği...... Ben Sensizliğe Değil Sana Verdiğime Emeğe Acıyorum Sana Verdiğim Emeğe Acıyorum.... Sevgi Emeğine.... (OsmanliTugrasi)

24 Temmuz 2012 Salı

Söyleyemediklerim Bitmez

İçine birikenleri
Durmadan Yazıp Durmak..
Sevdamı Sözlere Vurmak
Şarkılara Vurmak 
Söylenemeyen Söz Olmak...
Ben GİBİ.....
Sevdam Gibi....
Sevdama yazdığım Sözler Gibi....


Ben Gibi Söyleyemediklerini 
Kaleme Almak
Nasıl Bir Duygudur Bilirmisin...
Severken Sevdiğini Söyleyememek...
Bilirmisin....
Sen Bilemezsin Çünkü....
Sen Uzaktan Hiç Sevmedinki....


Kaleme Alırken
Sözleri
Sözler Şiirleri 
Şiirler Şarkıları Doğurur 
Fakat... 
Kalem Biter 
Kağıt Biter 
Ama Söylemek İsteyipte 
Söyleyemediklerim BİTMEZ..... 


(OsmanlıTugrası)

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Göz Yaşı

Gözlerimin Dolduğu Andır...Gözlerimdeki Mutluluğundan Gelen Bir Damla Göz Yaşı.... 
( OsmanliTugrasi)

Sonunu Bile Bile

Sonunu Bile Bile Düştüm Ben Bir Bilinmezliğin Ortasına...Düştü Gönlüme Gözlerin...Düştü Yüreğime Sözlerin... Sen Diye... Isısız Gecelerde Gözlerin Vardı... Sevdan Hep Yanı başımdaydı.... Sözlerin ve Gözlerin İle... Yüreğimdeydi Beni Heyecanlandıran Sözlerin..Sonunu Bile Bile Sevdi Yüreğim Uzaktan Uzağa.... (OsmanlıTugrası)

Sen Hep Vardın .




Sen yoktun Belki..Ama Sözlerin Vardı...Gözlerin vardı Gözlerimi Alamadığım...Ellerin vardı Ellerine Dokunamadığım...Ama Sen Hep Vardın... (OsmanlıTugrası)

Kırılan Kalplere DEĞMEZ

Evet arkadaşım! Gülmek varken surat asmak niye, güldürmek varken ağlatmak niye, güzel sözler söylemek varken, kalpleri kırmak niye? Hayat çok kısa arkadaşım ve bu dünyadaki hiç bir şey kırılan kalplere değmez... ( Alıntıdır)

Ben Artık Senin Olmuşum

Ne varsa aradığım bilki sende bulmuşum..senden öncesi yoktu,seninle var olmuşum..sende bütün umutlar,sende bütün duygular..beni sende arama,ben artık senin olmuşum..Sensizken Bile Seni Senle Yaşıyorum Ben artık...Sen Olmadan da Seni Yaşıyorum Sensizliğin Işığında...
Sen ve Ben değil BİZ olmuşuz Artık... (OsmanlıTugrası)

19 Temmuz 2012 Perşembe

Hayırlı Ramazanlar Cumanız Mübarek Olsun


Ey Allahım! Yaptığımız işlerde muvaffakiyetler ihsan et bizlere. Kötü yollara geçenleri gittikleri yoldan geri çevir. Evlerimize mutluluk ihsan eyle. Taşımakta zorlanacağımız yüklerle bizleri sınavdan geçirme. Darda ve muhtac koyma. Amin. Hayırlı cumalar Hayırlı Ramazanlar Dilerim...




OsmanliTugrasi
  Sevgilerimle 



Keşke Demek İçin...


İçinizde Sevda Çanları Çalanlar Konuşun Gönlünüz Git Diyorsa Gidin Son Pişmanlık Fayda Etmiyor..Seviyorsanız Hoşlanıyorsanız Kilit vurmayın gönlünüze...Keşkde Söyleseydim Sevdiğimi diye (OsmanlıTugrası)

Yürekteki Sevda...



Çılgınca seversin ona karşı bir şeyler kopar içinde dile ne kadar hakim olsan da Türkçenin kitabını yazsan da söylemek istediklerin boğazına düğümlenir.Cümleler kalıverir içinde ona hissettirmek istersin; ama nutkun tutulu verir beklersin köşede gözlerinin içine bakarsın  kara kaşlarına vurulursun; lakin söyleyemezsin  için için yanarsın pervane misali etrafında dönüp durursun; ama söyleyemezsin o anlamıştır. O da ilk adımı senden bekler. Ama Korkarsın Kaybetmekten beklersin susarsın....

Aslında bakışlar sözler şarkılar Onadır oda anlamıştır ama sevdalar yürekte kalmıştır.söylenememiştir...

Söylememiş sözler ışığında kimi zaman bir söz ile kimi zaman bir şarkı ile gönderirsin o iki kelimeyi SENİ SEVİYORUM...


OsmanliTugrasi
   Sevgilerimle 

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Söylenmemiş Sözler


Söylenmemiş Sözler Var Yüreğimde Sana Dair..Söylemekten Çekindiğim...Seni Kaybetmekten Sana Bir Daha Ulaşamamak tan Korkuğum için söylenmemiş sözler var..Sevdamı Dökemediğim Şiirlerde Sözlerde Yaşadığım İçimde Bir Sen varsın... Yüreğimde Yaşıyan Ama Sendiyemediğim.....

Söylenmemiş Sözler var Sana dair Yüreğimde.... 

  OsmanliTugrasi
      Sevgilerimle 

Güzel Sözler..

Sen seni sevenin sevgisini görmeyecek kadar körsen o da sana seni sevdiğini söylemeyecek kadar gururludur... ( Alıntıdır)

Senden Hatıra

Şehrinn İçin Bir Ben varmış Gibi Yanlızım...sensizliğin Esirinde...Senin Yokluğundan Senden Geçen Bir Hatıra Yanlızlık Bana.. ( OsmanliTugrasi)

Unutulmaz Bir Aşk Dilemiştim




Ben unutulmaz bir aşk dilemiştim..Geriye Senden Kalan Bir Güvensizlik...Geriye Senden Kalan Bir Hüzün.... (OsmanliTugrasi)

17 Temmuz 2012 Salı

Merhaba Yeni Gün




Güne başlarken önce pencereyi açıp derin bir nefes alıp etraftaki tüm güzellikleri şöyle bir içine çekmek.......MERHABA  YENİ GÜN diyerek güne başlamak.......!


Merhaba Yeni Gün Merhaba Dostlarım Merhaba Ey Hayat....Yüzününüzden Tebessüm Sağlık ve Sıhatinizin eksik olmadığı ŞEHİT haberlerinin Olmadığı Bir Günümüz Olsun.. 




       OsmanliTugrasi
  Sevgi ve Saygılarım İle 

Kardelen Çiçeği



KARDELEN ÇİÇEĞİ

Kardelen çiçeği, etrafındakilerin dostlarının anlatımıyla güneşe aşık olur.Aslında 
hayatında güneşi hiç görmemiştir. Çünkü bilir ki güneşi gördüğü an canından olacaktır. Ama bu aşk içinde öyle büyür öyle büyür ki artık dayanılmaz
bir hal alır ve Allah'a dua eder,bana bir defacıkta olsun güneşi görmeyi nasip et diye. Ve bir gün dayanamaz Allah'ın huzuruna çıkar ve şöyle der;
"Allahım güneşi görmem için bana izin ver."
Allah'ta ona şöyle seslenir;
"Ey kardelen bilmez misin ki sen narin bir çiçeksin ve güneşle
karşılaştığın an canından olabilirsin.İyi düşün sana 2 gün
mühlet veriyorum, ya güneş ya canın ."
Kardelen yüce rabbinin huzurundan ayrılır ve düşünür.Ama içindeki güneş sevdası adeta onu içten içe kemirir.2.günün sonunda Rabbinin huzuruna çıkar ve şöyle der;
"Bu aşk beni öyle büyüledi ki güneşi görmek için can atıyorum.
Allah'ta ona;
"Cesaretini taktir ederim ey kardelen ama bir yandan da üzülürüm,çünkü canından olacaksın." der. ve kardelen güneşi görmenin aşkıyla tutuşurken karın üstüne çıkmaya karar verir. Tam o beyaz karın içinden kafasını
çıkardığı an güneşi görür,ama ona daha önce söylendiği gibi canından olur. Bu olay herkesin kalbinde yer eder.Herkes çocuklarına ve torunlarına bu olayı anlatır,nasihatte bulunurlar."Eğer günün birinde aşık olursan,birini çok seversen __

KARDELEN__ gibi cesaretli ol.Eğer __KARDELEN___ kadar cesaretin yoksa Sakın Aşık olma!!!

( Alıntıdır )

Seni Özledim..





            Gömüyorum yüreğimi teker izlerine. Bu bir hasrettir, Bu Bir Özlemdir , İki dudağımın arasında.Seni Özledim.... ( OsmanliTugrasi ) 

Bayrak Altında

Bu gün genç, ihtiyar, kadın, kız, kızan, 
Uzanıp yatsak da çardak altında, 
Boruyu çalınca yarın borazan, 
Hemen toplanırız bayrak altında.

Bizi hiç tasalı görmez bu yerler; 
Yiğitler, ölürken bile gülerler, 
Yeter ki yaşayan er oğlu erler, 
Bizi çiğnetmesin ayak altında.

Kalbimiz çırpınır yurdu andıkça, 
Gözlerde zaferin nuru yandıkça; 
Üstünde bu bayrak dalgalandıkça, 
Gönlümüz rahattır toprak altında.



Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

DOSTUM....

seni seviyorum demek sevgimi sence
sözde herşey söylenir laf olmuş sevgide
hiç kimsenin açıklayamadığı sevgi bile
yalan olmuş dostum inanma böyle diyenlere

aldanma sana boş bakan gözlere
erkek/kız bu atar seni zamanı gelince
unutma dostluk son çare
dön bak bi geriye ne hale düştün böyle

hani yıkamazdı kimse bizi
okadar güçsüz olduk mu sanki
ağlama dayanamam bilirsin beni
canımdan çok severim seni


Not : ( Aldığım Sitede Yazarı Olmadığı İçin Kime Ait Olduğunu Bilmiyorum ) ALINTIDIR... !!!!

Sen Hiç Sevmedinki


Sensizliğin acısını, 
sen nereden bileceksin 
Sen hiç sensiz kalmadın ki, 
mevsimleri saymadın ki
Sen Hiç Sevmedinki...

Seni Sendizde 
Sen Yokken de
Sen varmışçasına Sevdim
Sen Hiç Sevmedinki....

Neden mi Sen Hiç Sevmedin ?
Sevmedin Çünkü
Gerçekten Sevseydin
Ben gittikten iki gün sonra
Başka Bir Gönüle  Sığınmazdın

Sen Hiç Sevmedinki....!!!!


OsmanliTugrasi
  Sevgilerimle



16 Temmuz 2012 Pazartesi

Günaydın Dostlarım



           Yeniden Yeni Bir Güne Merhaba derken Günümüz Bizlere Sağlıklı Sıhatli Huzurlu Şehit Haberlerinin Olmadığı  Bir gün Getirsin....





Yorgun Beden Kırık Bir Yürek

Yorgun bedenimle Yorgun yüreğimle Bir daha yıkılmayı kaldırmam derken , Bir daha yıkıldım Bir daha kırıldı yüreğim hemde en derinden bu sefer..Hiç beni kırmayacağını düşündüğüm kırdı gitti...Arkasına Bakmadan Gitti...Özür Diledi Ama Nafile....Kırılan cam parçacıkları toparlanırmı bir daha toparlanmaz değilmi işte ben o haldeyim...Kırılmış Bir Yürek Güveni Sarsılmış Bir Beden ile..... 

Herkesi her şeyi anlarım da ben Yokum derken burda olurken Hiçmi Düşünmedin..Bak ben hala o günlerin anısındayım...Yıllar sonra unuttuğum duyguların tekrar filizlenmesinin davasındaydım...Senden bir alacağım yoktu olman yerterdi sadece ama Olmadı işte.... 

Sen Yokken dahi sen varmışçasına yazan bendim senin hayalinle...
Sen yokkende seni düşünen bendim masal aleminde...
Yıllar sonra yakaladığımı düşündüğüm 
İmkansız olan fakat...
Düşünmesi dahi beni heyecanlandıran
Bir duyguydun...
Çekip Gittin ya ...
Gittin O gidiş....
Şimdi İki Yabancı Gibiyiz...

Ardından Kalan Yorgun Bir Beden Kırık Bir Yürek...Umarım Mutlu Olursun...




OsmanlıTugrasi
  Sevgilerimle

Seni Unutmaya Ömrüm Yetermi


Seni Unutmaya Ömür Yetermi 

Sen Unutmaya ÖMÜR Yetermi
Senin le Geçen Günleri 
Seninle Geçirdiğimiz Günleri 
Unutamaya ÖMÜR YETERMİ...

Gözlerine Bakıp 
Kendime Bulduğum Günün
Aynaya Her Bakışımda 
Gözlerimde Bir Sen 
Olduğunu Hayal Etmeyi
Unutmaya ÖMÜR YETERMİ...

Seni Sensizde Yaşadım Ben...
Sen Gelirken 
Senin Gidişini Özlemeyi
Unutmaya ÖMÜR YETERMİ...

OsmanliTugrasi
  Sevgilerimle

Resulullah Efendimizin Rüyası


(Rüyamda acayip şeyler gördüm. Ümmetimden birini azap melekleri yakalamıştı. Aldığı abdestler gelip, onu içindeki zor durumdan kurtardı. Birini gördüm, kabri onu sıkıyordu. Kıldığı namazlar gelip, onu kabir azabından kurtardı. Birine şeytanlar musallat olmuştu. Ettiği zikirler gelip, şeytandan onu kurtardı. Birinin de susuzluktan dili çıkmıştı. Tuttuğu Ramazan orucu gelip, susuzluğunu giderdi. 

Birini zulmet sarmıştı. Yaptığı hac gelip karanlıktan çıkardı. Birine ölüm meleği gelmişti. Ana babasına yaptığı iyilikler gelip, ölümüne engel oldu, geciktirdi. Birini Müslümanlarla konuşturmuyorlardı. Sıla-i rahim gelip, ona şefaat etti, onlarla konuştu. Peygamberinin yanına gitmek isteyen birine engel oluyorlardı. Aldığı gusül, onu alıp yanıma getirdi. Ateşten korunmak isteyen birisine, sadakası gelip ateşe perde oldu. Birini zebaniler alıp Cehenneme götürürken, yaptığı emr-i maruf ve nehy-i münker gelip kurtardı. Biri Cehennem ateşine atılmıştı. Allah korkusu ile döktüğü gözyaşları gelip oradan kurtardı. 

Birine amel defteri solundan verilirken, Allah korkusu gelip, defterini sağa aldı. Sevapları hafif gelen birine, kendinden önce ölen çocukları gelip, sevabını ağırlaştırdı. Cehennemin kenarında, korkudan titreyen birine, Allahü teâlâya olan hüsnü zannı gelince, titremesi durdu. Sırattan zorla geçen biri, Cennete geldi. Fakat kapılar kapalıydı. Kelime-i şehadeti gelip, onu Cennete koydu.) [Taberani, Hakîm-i Tirmizi]

Not: Alıntıdır


                                                                 

Ramazan Ayının Fazileti ve Orucun Önemi

Ramazan Ayının Fazileti ve Orucun Önemi 



Bu konuda imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: 
Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir. 

Kur’an-ı kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerifte, iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin. (Mektubat ,1.c. 45.m.)

Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır. 

Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. [Tirmizi] 
(Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.)

Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle: 
(Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]

(Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilip, sevabını da Allahü teâlâdan bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]

(Ramazan ayı gelince, “Ey hayır ehli, hayra koş! Şer ehli, sen de kötülüklerden el çek” denir.) [Nesai]

(Ramazan bereket ayıdır. Allahü teâlâ bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.)[Taberani]

(Ramazan-ı şerif ayı geldiği zaman, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.) [Deylemi]

(Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; ramazan ayı, sonraki ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]

(Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]

(Ramazan orucu farz, teravih sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]

(Bu aya ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ. Mansur]

(Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.)[İbni Ebiddünya]

(Ramazan ayının başı rahmet, ortası mağfiret, sonuysa Cehennemden kurtuluştur.) [İ. Ebiddünya]

(İslam, kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]

(Cennetteki güzel köşkler, sözü hoş, selamı çok, yemek yediren, oruca devam eden ve gece namazı kılan kimselere verilir.) [İbni Nasr]

(Oruç tutan müminin susması tesbih, uykusu ibadet, duası müstecap ve amelinin sevabı da çoktur.) [Deylemi]

(Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Birisi size sataşırsa, ona “Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]

(Gerçek oruç, sadece yiyip içmeyi değil, boş ve hayasızca sözleri de terk ederek tutulan oruçtur.) [Hakim]

(Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrasına, ancak oruçlular oturur.) [Taberani]

(Allah yolunda bir gün oruç tutanı, Allahü teâlâ yetmiş yıllık mesafe kadar cehennemden uzaklaştırır.) [Buhari]

(Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır.) [Müslim]

(Oruçlu iken ölene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.) [Deylemi]

(Oruçlu iken ölen Cennete girer.) [Bezzar]

(Oruç tutan, namaz kılan kimse, mükafatını kıyamette aklı kadar alır.) [Hatib]

(Oruç şehveti keser.) [İ. Ahmed]

Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira Allahü teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur. (Mev'iza-i hasene)

Alıntı 


   OsmanlıTugrasi
Sevgi ve Sayılarımla


15 Temmuz 2012 Pazar

Şimdi Seni Düşünüyorum

Şimdi Seni Düşünüyorum
Yine Düştün Gözlerime 
Yüreğime....
Kim Bakıyorki Gözlerine
Kim Ellerinden Tutuyor
Acaba Benim Baktığım Gözle 
Bakabiliyormu Gözlerine
Yüreğindeki Ben Diye...

OsmanlıTugrasi
  Sevgilerimle 


13 Temmuz 2012 Cuma

Sana Geldim Resûlullah...

Bir Gün Ölümü Herkes Tadacak..Hiç Bir kimse bu dünyada kalıcı değil.. Bir gün Herkes Gibi Bende Kapattığım zaman gözlerimi bir daha dünyaya açamıyacam Gözlerimi ...Güneş Bir daha benim içinde Doğmayacak...Ruhumu Sana Teslim Olacak Resûlullah... Açılsında Yollar Sana Geleyim Al Beni Yanına Al beni Yanına Resûlullah... 

Açılsında Yollar Sana Geleyim...
Yolum Senin Yolun Oldu... 
Yolum Hak Yolu Oldu... 
Açılsında Yollar Sana Geleyim 
Al Beni Yanına 
Al beni Yanına Resûlullah... 




OsmanlıTugrası
  Sevgilerimle













12 Temmuz 2012 Perşembe

Al Beni Yanına

Yoruldum artık olanlardan 
Yoruldum artık 
Mevlam Sana Geleyim 
AL beni yanına 
Al beni


Sonu Yok Yorgunluklarımın 
Sonu Yok Kırgınlıklarımın 
Al Beni Yanına 
Al Beni Resûlullah


OsmanliTugrasi
   Sevgilerimle

Cumanız Mübarek Olsun




Huzur ve güven içinde yenen kuru bir ekmek,endişe içinde yenen baldan daha tatldırNamus içinde yaşanan bir çadır,ahlaksızlığın hüküm sürdüğü bir köşkte yaşamktan daha sevimlidir.Cumanız Mübarek Olsun

OsmanlıTugrası
  Sevgilerimle

Uzaklarda Biri Var




Biri var uzaklarda haykırıyor, Biri var uzaklarda seni özlüyor, Biri var uzaklarda seni sensiz yaşamaktan korkuyor, Biri var uzaklarda seni çok ama çok seviyor...


OsmanliTugrasi
   Sevgilerimle

Duamdır...

Yüreğinden geçip giden bir dünyanın gözyaşlarında ıslandığı vakitlerde günlerin hayırlı, duaların kabul, umutların hep rahmetle dolsun.Allahım kalbine benim sevgimi doldursun.AMİNN 

OsmanliTugrasi
   Sevgilerimle

Unutulmuyor...

Unutuyorum bazen herşeyi , Unutmak istiyorum yaşanmışıkları , geçmişe dönmemek oldupu gibi yaşamak hayatı istiyorum ama olmuyor..Geçmişin izi güvensizliği çıkıyor karşıma bir şekilde yine... GEÇMİŞLE YAŞANILMAZ AMA...Yapılan Yanlışların BIRAKTIĞI hasarlar UNUTULMUYOR...

OsmanlıTugrasi
   Sevgilerimle

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Güzel Bir Gün Olsun Günaydın


Güzel Bir Gün Olsun Sevdiklerinizle Şehit Haberlerinin Olmadığı Sağlıklı Huzurlu Bir Gün Olsun..




                                                                                                                                 OsmanlıTugrası
                                                                                                                                 Sevgilerimle 

Sadece Sevdim

Ne Seni Unutabildim 
Nede Senden Vazgeçebildim..
Sevgine 
Sevdana Yenik Düştüm...
Ben Sen derken 
Sen başka ellere 
Yakıştırdın ellerimi 
Ben sana Yaklaşırken 
Sen benden uzaklaştın 
Söyleyemdim sana
Sevdiğimi...
Anlamanı İstedim...
Sözlerim De kimi zaman 
Kimi zamanda Şarkılarda

Ne Seni Unutabildim 
Nede Senden Vazgeçebildim..
Sadece Sevdim.... 

OsmanliTugrasi
  Sevgilerimle



Anlasana

Sana elveda diyemediğim için 
Burdayım 
Seni Bırkamadığım için 
Seni Sevdiğim İçin 
Burdayım 
Dünya Farkına Vardı 
Bir sen varmadın 
Anlasana......


OsmanliTugrasi
   Sevgilerimle 

Ben Unuttum Sende Unut Gözlerim

Sus artık ne olur ağlama yeter 
Ben unuttum 

Sende unut gözlerim,
Ne ismi aklımda

Nede gözleri
Ben unuttum

Sende unut gözlerim
Yeter Sende Yoruldun 
Ağlama Yeter Unut 
O seni Çoktan Unutmuş 
Ağlama Yeter Gözlerim  
Gördüğünü bir rüyaydı farzet
Unut Onu Gözlerim
Ağlama Bende Unuttum zaten...


Sevseydi değer verseydi
Çekip gidermiydi
Bırakırmıydı bizi 
Unut Onu Gözlerim 
O Bizi Hiç Sevmemiş Zaten..
Ben Unuttum 
Sende Unut Gözlerim 
Ağlama YETER....






OsmanliTugrasi
  Sevgilerimle 

SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM


İÇİMİ ACITIYOR YOKLUĞUN
SENSİZ GEÇEN HER GÜNE LANET EDİYORUM
SESSİZCE AĞLIYORUM
KORKUYORUM AŞKIM SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM.

ÜRPERTİYOR İÇİMİ YOKLUĞUN
SENSİZLİK BANA VERİLMİŞ EN BÜYÜK CEZA
YOKLUĞUN İÇİMDE KANAYAN BİR YARA GİBİ
HER DAİM ACITIYOR CANIMI

ÖLESİYE HAYKIRMAK İSTİYORUM SENİ SEVDİĞİMİ
SENSİZ OLAMADIĞIMI,SENDEN KOPAMADIĞIMI
KORKUYORUM AŞKIM SENSİZLİKTEN ÇOK KORKUYORUM.

Sen Yoksun



 - SEN YOKSUN - 


SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
HER YER SENSİZ
HER YER KARANLIK
SANKİ HİÇ GÜN DOĞMAMIŞ ÜZERİME
HİÇ DOĞMAMIŞ GÜNEŞ

YÜREĞİM SUSKUN
YÜREĞİM ÇARESİZ AĞLIYOR BENDEKİ SENSİZLİĞE
SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
SENDEN GERİYE HASRETLER KALIYOR
SONU KALMAYAN HÜLYALAR
BİR TÜRLÜ BİTMEYEN GECE
BİR TÜRLÜ BİTMEYEN YOL
HEP GÜN BATIMLARI
HEP KARANLIKLAR
SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
BİR BOŞLUK VAR YÜREĞİMDE SEN YOKSUN DİYE...



8 Temmuz 2012 Pazar

Şehitlik


Şehitlik

Allah yolunda canını fedâ eden, dînini, vatanını, bayrağını, nâmusunu müdâfaa ederken ölen, haksız yere öldürülen Müslüman. Şehit; harp meydanında düşman tarafından, hükümete karşı gelen âsiler tarafından veya yol kesiciler tarafından kılıç, top, tüfek gibi silâhlarla ve bunlara benzer herhangi bir âletle öldürülen, yangın veya boğulmakla, vebâ (tâûn) gibi salgın hastalıkla ölen, yâhut harp meydanında üzerinde ölüm alâmeti olduğu hâlde bulunan kimsedir.
Şehitİslam dinininde, dini uğruna vefat etmiş bir kişiye verilen isim ve makamdır. Şehit kelimesi "şahitlik eden", "bildiğini söyleyen" gibi anlamlara gelen Arapça kökenli bir sözcüktür. Kelimenin mastarı "şahitlik" anlamına gelen "şehadet"tir. Şehit sözcüğünün çoğulu "şuheda" ve "eşhad"dır.

Manevi bir makam olan şehitlik İslam dininde çok önemlidir. İslam dininin kutsal kitabıKur'an'da sıklıkla bu kimselerin kurtuluşa erdiği, ahiretteki makamlarının diğer insanlardan üstün olacağı belirtilir. 

Hanefi mezhebi alimlerinin görüşlerine göre şehitlik üçe ayrılabilir:

#Dünya ve ahiret için şehit olanlar ki bunlar İslam dini için savaşlarda veya işkence gibi inançları nedeniyle ölenlerdir,
#Ahiret için şehit olanlar ki bunlar yine İslami inançları nedeniyle fiziksel zulüm görmüş ve bunun neticesinde, hemen değil de belirli bir süre sonra vefat etmiş kişilerdir,
#Dünya için şehit olanlar ki bunlar dünyada, görünüşte İslam dini için ölmüş gibi gözükse de aslında Müslüman olmayan veya niyetleri İslami olmayan kişilerdir. 

Allah yolunda canını fedâ eden, dînini, vatanını, bayrağını, nâmusunu müdâfaa ederken ölen, haksız yere öldürülen Müslüman. Şehit; harp meydanında düşman tarafından, hükümete karşı gelen âsiler tarafından veya yol kesiciler tarafından kılıç, top, tüfek gibi silâhlarla ve bunlara benzer herhangi bir âletle öldürülen, yangın veya boğulmakla, vebâ (tâûn) gibi salgın hastalıkla ölen, yâhut harp meydanında üzerinde ölüm alâmeti olduğu hâlde bulunan kimsedir. Böyle bir kimseye şehit denilmesi, ölürken bir takım rahmet melekleri hazır bulunduğu veya Cennete gireceğine şehâdet olunduğu, yâhut kendisi Allahü teâlânın huzûrunda diri olarak rızıklandırıldığı içindir.

Şehitlik, Allah katında peygamberlikten sonra en yüksek mertebedir. Peygamberlerden sonra derecesi en yüksek olan şehitlerdir. Şehitler, Allahü teâlânın sevgili kullarıdır. Cennette, onlar için sonsuz nîmetler hazırlanmıştır. Îmânla ölen ve Cennet’e giren bir kimse, dünyâya tekrar gelmek istemez. Fakat şehitler böyle değildir. Onlar, tekrar dirilmek ve tekrar şehit olmak arzu ederler. Bu arzuları, şehitlik mertebesinin Cennet nîmetlerinden daha tatlı, daha zevkli olmasındandır. Şehitlerin, Cennet nîmetlerine kavuştukları vakit; “Ey Rabbimiz, biz senin yolunda tekrar şehit olmak için dünyâya döndürülüp öldürülmeyi istiyoruz.” diyerek, Allahü teâlâya yalvaracaklarını Peygamber efendimiz haber vermektedir.

Şehitlerin, kul borçlarından başka bütün günahları affolunur. Kul borçlarını da, Allahü teâlâ kıyamette, hak sâhibine Cennet nîmetleri ihsan ederek helâllaştıracaktır. Allah yolunda savaşırken, hudut boylarında nöbet tutarken ölenlere, kıyâmete kadar bu ibâdetlerinin sevâbı verilir. Kabirlerinde diridirler. Her biri, kıyâmette yetmiş kişiye şefâat eder. Suda boğularak şehit olana, karada şehit olanın iki misli sevap verilir. Havada şehit olanlar da böyledir.

Müslümanları, asırlarca harp meydanlarında zaferden zafere koşturan biricik arzu, âhirette şehitlere verilecek sonsuz nîmetlere îmân etmeleri ve bunlara kavuşmak için can atmalarıdır. Dünyânın fâniliğine, âhiretteyse Cennetin ve nîmetlerinin sonsuzluğuna yakîn derecede îmân edenler, şehit olmaktan büyük bir haz, zevk duymuşlardır. Harp meydanlarında kahramanca dövüşen ve düşmandan yılmayan Müslüman askerler, şehit olmak arzusuyla yanıp tutuşmuşlar ve aslâ düşmandan yüz çevirmemişlerdir. Halbuki dünyâ zevklerine aşırı derecede düşkün olanlar ve âhirete inanmayanlar, güçlü gördükleri düşmanları karşısında tutunamayıp harp meydanını terk etmişlerdir. Durum, bugün de böyledir.

Ancak mümin olanlar şehit olur. Allah’a ve dinine inanmayanlara âhirette şehitlik muâmelesi yapılmaz. Şehitler dünyâda ve âhirette, durumlarına göre muâmele görürler. Tam şehit olan ve dünyâ şehidi olan, öldükleri vakit üzerinde bulunan kanlı elbiseleriyle gömülür ve yıkanmazlar. Allahü teâlânın huzuruna, harpte yaralanıp şehit oldukları andaki durumlarıyla gelirler. Yaralarından akan kan misk ve amber gibi kokar.

Şehit olarak ölmeyi istemek îmânın kâmil olmasının alâmetidir. Onun için her Müslüman şehit olarak ölmek için duâ eder. Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz, şehitliğin fazîletlerini, üstünlüklerini Eshâbına haber verince, bütün Eshâb-ı kirâm şehit olmak istemişler, namazlarından sonra şehit olarak ölmek için duâ etmişlerdir. Bu hususta duâsı meşhur olan Eshâb-ı kirâm çoktur. Bunlardan, Abdullah bin Cahş’ın duâsı pek meşhurdur.

Hazret-i Abdullah bin Cahş, Resûlullah’ın halasının oğlu ve kayın birâderidir. Bedir Savaşında olduğu gibi, Uhud Savaşında da büyük fedakârlıklar göstermiştir. O, bu savaşta şehit olmak istiyordu. Arkadaşlarından Sa’d bin Ebi Vakkas hazretleri, bu arzusunu şöyle anlatmaktadır:

Uhud’da, savaşın çok şiddetli devam ettiği bir andı. Birdenbire yanıma sokuldu, elimden tuttu ve beni bir kayanın dibine çekti. Bana şunları söyledi:

“Şimdi burada, sen duâ et, ben “âmin” diyeyim. Ben de duâ edeyim, sen “âmin” de!” Bunun üzerine “peki” dedim ve şöyle duâ ettim:

“Allah’ım, bana çok kuvvetli ve çetin kâfirleri gönder. Onlarla kıyasıya vuruşayım. Hepsini öldüreyim. Gâzi olarak geri döneyim!”

Benim yaptığım bu duâya, içten “âmin” dedi. Sonra da duâ etmeye başladı:

“Allah’ım, bana zorlu kâfirler gönder. Kıyasıya onlarla vuruşayım. Cihadın hakkını vereyim. Hepsini öldüreyim. En sonunda bir tânesi de beni şehit etsin. Sonra, benim dudaklarımı, burnumu, kulaklarımı kessin. Ben kanlar içinde, senin huzûruna geleyim. Sen bana: “Abdullah, dudaklarını, burnunu, kulaklarını ne yaptın?” diye sorduğunda, Allahım, ben onlarla çok kusur işledim, yerinde kullanamadım. Senin huzûruna getirmeye utandım. Sevgili Peygamberimin de bulunduğu bir savaşta, toza toprağa bulandım da öyle geldim, diyeyim.”

Gönlüm böyle bir duâya “âmin” demek arzu etmiyordu. Fakat o istediği ve önceden söz verdiğim için mecburen “âmin” dedim. Daha sonra, kılıçlarımızı alıp, savaşa devam ettik. Hakikaten savaş, Abdullah’ın arzu ettiği şekilde cereyan etti. İkimiz de önümüze geleni öldürüyorduk. Bir ara Abdullah’ın elindeki kılıç kırıldı. Resûl-i ekrem efendimiz, ona bir hurma dalı verdi. Bu dal, bir mucize olarak kılıç gibi önüne geleni kesmeye başladı. Birçok düşman öldürdü.

Savaşın sonuna doğru, nihâyet istediği gibi, şehit düştü. Akşam üstü cesedinin yanına vardığımda, duâ ettiği gibi, dudakları, burnu ve kulakları kesilmiş halde kanlar içinde yatıyordu. Hazret-i Hamza ile berâber aynı kabre koyup defnettik.

Üç türlü şehit vardır:

1. Tam şehit: Cünüp, hayız olmayan, âkıl ve bâliğ bir Müslüman, zulümle haksız olarak, vurucu veya kesici vâsıtalarla öldürülünce ve harpte din ve vatan düşmanlarıyla Allah için cihad ederken düşman tarafından; sulhta âsiler, yol kesiciler, şehir eşkiyâları, gece hırsız tarafından, herhangi bir vâsıta ile ödürülünce, hemen ölürlerse veya Müslümanların ve ehl-i zimmilerin canlarını, mallarını korumak için, bunlarla olan çarpışma yerinde bulunan ölü üzerinde yara, kan akması gibi öldürülme alâmetleri görülürse veya şehirde öldürülmüş bulunup, kâtili bilinir ve kısas yapılması lâzım gelirse, bunlara “tam şehit” denir. Tam şehit, dünyâda yıkanmaz. Kefene sarılmaz. Kefen mikdarından fazla olan elbisesi soyulup, çamaşırıyla defnolunur. Cenâze namazı, Hanefî’de kılınır. Şâfii mezhebinde kılınmaz. Âhirette de şehit sevâbına kavuşurlar.

2. Dünyâ şehidi: Allah rızâsı için cihad etmeye, savaşmaya niyet etmeyip, dünyâ kazancı için harp eden, yalnız “dünyâ şehidi” olur. Bunlara dünyâda şehit muâmelesi yapılır. Kanlı elbiseleri ile gömülür, yıkanmazlar. Fakat, âhirette hakîki şehitlere vaad edilen mükâfatlara kavuşamazlar, çünkü niyetleri bozuktur. Cennetteki nimetler, Allah’ın râzı olduğu kimseler için hazırlanmıştır.

3. Âhiret şehidi: Allah için olan cihâdın hazırlığı esnâsında tâlimlerde ölürse, zulümle öldürülünce veya cihadda ve eşkiyâ, âsi, yol kesici, gece hırsızla vuruşmada yaralanınca, hemen ölmez, bir namaz vakti çıkıncaya kadar aklı başında kalır veya başka yere götürülüp, orada ölürse yalnız “âhiret şehidi” olurlar. Dünyâda yıkanır ve kefenlenirler. Had, ta’zir, kısas cezâlarıyla öldürülenler, kurşuna dizilenler, îdâm edilenler ve hayvan tarafından öldürülenler yıkanırlar.

Boğularak, yanarak, garib, kimsesiz olarak, duvar ve enkaz altında kalarak ölenler ishâlden, tâûndan, sârî (bulaşıcı) hastalıklardan, lohusalıkta, sara hastalığında, Cumâ gecesinde ve gününde, din bilgileri öğrenmekte, öğretmekte ve yaymakta iken ölenler ve âşık olup, aşkını, iffetini, nâmusunu saklarken ölenler, zulümle hapsolunup ölenler. Allah rızâsı için müezzinlik yaparken, şeriate uygun ticâret yaparken, helâl kazanıp çoluk çocuğuna din bilgisi öğretmek ve ibâdet yapmaları için çalışanlar (ve fıkıh kitaplarında daha geniş olarak izah edilen şeyleri yapanlar) ölünce âhiret şehidi olurlar.

Şehitlik mertebesinin fazîleti, yüceliği hakkında pekçok âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîf vardır.

Allahü teâlâ, Kur’ân-ı kerîmde buyuruyor ki:

Allah yolunda öldürülmüş olanlar için ölüler demeyiniz. Bilâkis onlar diridirler. Fakat siz iyice anlayamazsınız. (Bakara sûresi: 154)

And olsun, eğer siz Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah’ın bir bağışlama ve esirgemesi, Onların toplayacakları dünyâ menfâatlerinden elbette daha hayırlıdır. And olsun, eğer ölür veya Allah yolunda öldürülürseniz muhakkak ki, Allah’ın huzûrunda toplanacak, hesaba çekileceksiniz. (Âl-i İmrân sûresi: 157-158)

Sakın Allah katında öldürülenleri ölüler sanma! Doğrusu Onlar Rableri katında diridirler, Cennet meyvelerinden rızıklanırlar. Onlar, Allah’ın kendilerine verdiği ihsandan (şehitlik rütbesinden) dolayı neşeli haldedirler ve arkalarından kendilerine şehitlik rütbesiyle katılamayan mücâhitler hakkında şunu müjdelemek isterler: “Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklar.” (Âl-i İmrân sûresi: 169-170)

Kim Allah ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendilerine nîmetler verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve iyi kimselerle berâberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar. (Nisâ sûresi: 69)

Allah yolunda hicret edip de sonra öldürülmüş veya ölmüş olanlar, Allah onları güzel bir rızıkla rızıklandıracaktır. Çünkü Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır. (Hacc sûresi: 58)

Alıntı.